Bugün Müslüman toplumlarda yaşayan hemen herkesin en çok tartıştığı konuların başında, Müslümanların içinde bulunduğu durum ve çıkış yolu arayışları gelmektedir. Olgusal olarak bakıldığında Müslüman toplumların, geçmişten farklı olarak yaklaşık üç yüz yıldır siyasal, ekonomik, bilimsel vb. alanlarda kabul gören bir başarıya sahip olmadıkları görülmektedir. Nitekim sosyal bilimler literatüründe kullanılan “az gelişmişlik”, “gelişmemişlik”, “geri kalmışlık” vb. kategorilere dayalı sınıflandırmalarda maalesef birçok Müslüman toplum yer almaktadır.
Söz konusu sorunların hâlâ yoğun biçimde tartışılıyor olması ve her düzeyden insanın hâlâ ilgisini çekiyor olması, verilen cevapların ya isabetsiz olduğunu ya yetersiz kaldığını ya da üretilen çözümlerin istenen başarıya ulaşamadığını göstermektedir. O zaman sormak gerekiyor: Neden?
Bu kitap, “Neden?” sorusuna cevap olmak üzere Osmanlı/Türkiye eksenli bir perspektiften hareketle Müslüman toplumların karşı karşıya oldukları sorunlara ilişkin fikirleri, siyasal arayışları ve uygulamaları tartışmaya açmaktadır. Çalışma, mevcut kuram ve yaklaşımların sorunu açıklamada önemli sınırlılıklar taşıdıkları tespitinden hareketle, meseleyi farklı bir kuramsal çerçevede değerlendirmeyi ve yeni bir temellendirme önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda kitap, Müslüman toplumların yaşadığı krizi yalnızca kurumlar veya politik süreçlerle değil, esas itibariyle zihniyet ya da zihin dünyası ile toplumsal yapı arasındaki ilişki üzerinden açıklayan bir yaklaşım önermektedir.