Kitap, Ortaçağ boyunca kesik başların ve akabinde geliştirilen teşhir geleneğinin serüvenine odaklanmaktadır. Eserin mahiyeti, zamansal olarak bir sınırlılık arz etse de, pratikte insanın yaradılışından itibaren süregelen arkaik bir uygulamaya işaret etmektedir. Eserin teşhir geleneği ve kesilmiş başlara odaklanarak Ortaçağ siyasasını ve toplum yapısını Müslüman ve gayrimüslim devlet/beylikler üzerinden anlamlandırması orijinal ve çarpıcı bir ironi barındırmaktadır.
Yazar, metin boyunca itibari bir kesik baş hamaseti yapmak yerine tüm enerjisini; Ortaçağ'da kesik baş olma durumunun din, millet ve coğrafyadan bağımsız olarak suç, ceza ve adalet ekseninde şaşırtıcı bir tek tiplilikle uygulandığına dikkat çekmeye hasretmiştir. Bu perspektiften bakıldığında, başın koparılması ve teşhirle gelen itibar suikastlarının çağları aşan bir istikrarlılık taşıdığı fark edilecektir.
Çalışmada kullanılan dil ve üslup sadece zihne hitap etmekle kalmıyor; sembolik kodlarla damgalanmış kesik başların ardında bıraktığı yaralı vicdanları, sessiz çığlıkları, ötekileştirilmenin ağırlığını ve iktidar odaklarının vurucu silahlarını da edebi bir incelikle resmediyor.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.